İskender Pala ''Bülbülün Kırk Şarkısı'' yorum


''Selamlar ki, şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki, âşıkların avazı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki, özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep ona, hep onadır. O ki güldür, o ki sevgilidir, bütün mecburiyetler onadır.
Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler, bir melek adını andı onun. Sözcükler henüz yetim, sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu. Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor; babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu. Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu, yalnızca masum oldukları için...
Zaman öyle bir zaman, mekân öyle bir mekândı… Ebabiller kara yere kararken Ebrehe’nin fillerini, gonca ana rahminde yetim kalıverdi. Kâbe’nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa, çığlık çığlığa… Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı:
“Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaşmakta olan!.. Yaklaşıyor yaklaş…”
Avizesi cevzâ, ışığı dolunay idi gecenin... Yaklaşmakta olan, bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne. Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti. Bir bülbül gülün aşkına yanmış, yanmaktan kana boyanmıştı. Anlatıyordu:
Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı
Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı''

   (tanıtım bülteninden)

Selamun Aleyküm arkadaşlar, bugün sizlere geçen dönem evde, okulda elimden düşürmediğim çok güzel bir kitaptan bahsedeceğim. Öncelikle bu kitabı alış hikayemden biraz bahsedeyim :) Bir sonbahar günü babamla birlikte kitap almak için Beyazıt Sahaflar Çarşısı'na gitmeye karar verdik :) Muhtemelen gitmişsinizdir ama eğer ki Beyazıt Sahaflar Çarşısı'na gitmediysenız boş olduğunuz bir gün gitmenizi öneririm. İnternetten kitap almak çok daha uyguna geliyor tabi ki ama bilirsiniz, kitaplar arasında gezinip almanın tadı bir başka güzel :) Bir de değinmeden geçemeyeceğim, eğer aklınızda bir kitap yoksa ne tür istediğinize bağlı olarak sahafçı abilerden tavsiye isteyebilirsiniz, kesinlikle çok bilgili oluyorlar bu konuda :) Ben de bazı kitaplarda öyle yaptım ve çok memnun kaldım :) 

sahaf ile ilgili görsel sonucu

Şimdi gelelim kitabımıza, Bülbülün Kırk Şarkısı, İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Kitap bir bülbülün gözünden Peygamber Efendimiz (SAV)'in hayatını anlatıyor. Dünyada açan en güzel Gül'ün hayatını, bir bülbülün gözünden anlatması çok ince bir düşünüştü. Kitaptaki cümleler de özenle seçilmiş, betimlemelerle olayların gözümüzde canlandırılması desteklenmişti. Roman tadında bir siyerdi. Ben çok beğendim. Sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum. 'Keşke beğendiğim cümlelerin altını çize çize okusaymışım' diye düşünmeden de edemiyorum. En yakın zamanda tekrar okumayı planlıyorum bu yüzden :)

Şimdi İskender Pala'nın dilinden bu kitabı yazış sebebine geçiyor , sizlere veda ediyorum. Allah'a emanet olun. 

Ay gibi parlayan Yusuf, Mısır’a köle diye getirilmiş, pazarda satılacaktı. Herkes ona bir paha biçiyor, âşıkları sıraya girmiş müşteri yazılıyordu. Kimisi sandık sandık mücevher, kimisi çuval çuval misk, kimisi top top kumaş hazırlıyorlardı. Rayiç yükselmiş, fiyat arttıkça artmıştı. Tam o sırada, yüzündeki çizgilerden bütün ruhunun haritası okunabilen iki büklüm bir ninecik korkak adımlarla kalabalığa yaklaştı. Heyecandan sesi titriyordu:

“Bana yol açın. Yusuf’u almak istiyorum!Ssakın beni unutmayın, mezatta pey süreceğim, bana yol açın!”

Muhafızlardan biri önünü kesti:

“İlahi nine; asillerden ve zenginlerden bunca âşığı varken, Yusuf’u neyle alacak, mezat terazisinin kefesine ne koyacaksın?”

Ninecik elini kuşağına attı:

“İşte bir kelep ip size; tam 99.999 ¹ ilmek, yaşlı gözlerimin emeği!..”

Muhafız, usulca koluna girdi, üzülmesini istemiyor gibiydi:

“Aklın var mı senin annem? Herkes bunca hazineler yığarken meydana, eğirdiğin şu keleple mi Yusuf’a talipsin?”

Ninecik Yusuf’u yürekten seviyordu besbelli. Muhafızın samimiyetini görünce çözülüverdi. istiyordu ki kendisini meclisten sürmesin, Yusuf satılırken orada bulunabilsin, onu seyretsin, koklasın. Yalvarır gibi boynunu büküp mırıldandı:

“Bilirim oğul, metaım herkesten aşağıdır amma gönül de Yusuf’u istiyor. şu ip elimden gelenin hepsidir; bununla güzeller güzeli Yusuf’u satın alamayacağımı ben de biliyorum. Lâkin maksadım odur ki beni de onun talipleri listesine yazsınlar, ‘o da Yusuf’a müşteriydi!’ desinler. Ben müşteri olayım da, belki de alıveririm!”


Bir TIKTIK ile İskender Pala'yla Bülbülün Kırk Şarksı hakkında yapılan röportaja geçebilirsiniz.  :)


Yorumlar

  1. beyazıt sahaflar ivit güzel tabii. iskender paladan ben de bir tek kitap okudum güzeldi o da. hançerli bişi idi adı. baksana, palanın kalemi var şeyde bak gülhane parkında girişte solda bir kütüphane var çok güzel yaaa gitbir gün oarayaaa, ahmet hamdi kütüphanesiii :) bu kitap da aklımda olsun ne güzel anlatmışsııın yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa hiç bilmiyordum 💙 Babama söyleyeyim de o kütüphaneye gidelim, Gülhane parkını da gezeriz hem İnşâAllah 😊 Çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için, çok tatlısınız 💕

      Sil
  2. Nefis bir yazı olmuş , ellerine sağlık ^^ İskender pala severim , en son bir kitabını almıştım okuycam diye seyahatlerden birinde yanıma almıştım sonra kaybettim , baya üzülmüştüm , halende üzgünüm :( bu arada konuyla alakası yok ama sen hiç Nuriye Çeleğen okudun mu , bu yazından yola çıkarak sevebileceğini düşündüm de , eğer okumadıysan mutlaka oku özellikle iffet-i kalp çok etkileyici ^^
    Sahaflar çarşısına gitmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki , sen yazınca ne kadar özlediğimi hatırlamışım , havalar bir ısınsın gidiyim bende :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim 💙
      Kötü olmuş kitabı kaybedince canım 😣 Ama olsun her şeyde bir hayır vardır 😊 Hiç okumadım Nuriye Çeleğen, tavsiye için teşekkür ederim 😊
      Git git sahaflar çarşısı güzeldir, İnşaAllah ben de tekrardan gitmek istiyorum havalar ısınınca ^^

      Sil

Yorum Gönder